Orta Asya’da Gelişen İslami Sivil Toplum Biçimleri

Categories: Dialogue Snapshots - TR

Dindarlık seviyeleri farklılık gösterse de, Orta Asyalıların yüzde seksen beşinden fazlası kendini Müslüman olarak tanımlamaktadır. Bu nüfusun büyük çoğunluğu Sünni Hanefi mezhebine bağlıyken, Tacikistan’da yaşayan 100,000’inin üzerindeki Pamir Şii mezhebinin İsmaili kolunu takip etmektedir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasından neredeyse 30 yıl sonra, özellikle genç nesilden birçok Orta Asyalı, İslamın kamusal ve özel hayatta daha merkezi bir rol oynamasını talep etmektedir. Ancak katı laik rejimleri benimseyen Orta Asya hükümetleri bazı dini faaliyetleri ulusal güvenliğe tehdit olarak görmekte ve bunları “geleneklere aykırı” ve “aşırılıkçı” faaliyetler olarak nitelendirmektedir. Buna rağmen, İslami Sivil Toplum aktörleri hızla çoğalmış ve eğitim, manevi destek, barış inşası, yardım ve savunma dahil birçok alanda faaliyet göstermeye başlamışlardır. Uluslararası bir donörün desteği ile iki katılımcı tarafından kısa süre önce Tacikistan ve Kırgızistan’da yapılan yayınlanmamış bir ankete katılanların büyük bölümü, seküler olanlardan ziyade İslami hayır kurumlarından destek almayı tercih ettiklerini belirtmişlerdir.

Oxus Society for Central Asian Affairs (Oxus Orta Asya İşleri Topluluğu) ve European Neighborhood Council (Avrupa Komşuluk Konseyi) Şubat ve Mart 2021 arasında düzenlenen üç diyalog oturumunda Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan ve Özbekistan’da ortaya çıkmakta olan, İslami hayır kuruluşlarını, camileri, sivil toplum kuruluşlarını ve sosyal medyayı kapsayan İslami sivil toplumu tartışmak üzere uzmanları, sivil toplum temsilcilerini ve hükümet yetkililerini bir araya getirmişlerdir. Katılımcılar bu toplantılarda şu soruları ele almışlardır:

  • İslami sivil toplumu nasıl tanımlamalıyız? Bu uygun bir kavram mı?
  • Orta Asya’da İslami sivil toplum ne kadar popüler?
  • Bölgede İslami sivil toplumun rolü Covid-19’dan nasıl etkilenmekte?
  • İslami sivil toplum istikrar, insani güvenlik ve kalkınma için potansiyel bir kaynak mı?
  • Mevcut sivil toplum biçimleri ve STK’lar ile hükümetler tarafından sağlanan destekler, diyalog için ne tür fırsatlar yaratmakta?

Diyalog toplantılarının katılımcıları çok farklı görüş açılarına sahip olmakla birlikte, genel olarak şu noktalarda fikir birliğine varmışlardır:

  • Orta Asya’da Islami sivil toplumun önemi artmaktadır, ancak bu konu üzerinde hala yeterli çalışma bulunmamaktadır.
  • Üzerinde mutabık kalınan bir tanımı olmamakla birlikte, Islami sivil toplum altı tür aktörü içermektedir: Faaliyetlerini İslami normlar ve ahlak anlayışı çerçevesinde tanımlayan camiler, mahalleler, hayır kuruluşları, STKlar, cemaatler, ve müftülükler.
  • Devletlerin yönetişimindeki zayıflıkları su yüzüne çıkaran ve yerel nüfuslara hizmet sağlamak yoluyla yeni aktörülere fırsatlar yaratan Covid-19, İslami sivil toplumu güçlendirmiştir.
  • İslami sivil toplumun dinamikleri bölge genelinde değişiklik göstermektedir; Kırgızistan’daki gruplar oldukça çeşitlilik gösterirken, en düşük çeşitlilik Tacikistan’dadır.  (Türkmenistan bu rapora dahil edilmemiştir.)
  • İslami sivil toplumun bölgedeki gelişimi, dini duyguların yayılmasını alternatif bir meşruiyet kaynağı ve sosyal düzene yönelik potansiyel bir tehdit olarak gören seküler rejimler tarafından sınırlandırılmaktadır.
Author: Michael Carroll